9 Tem 2013

Ramazan Geldi Hoş Geldi {1}



Tüm İslam Aleminin Ramazan-ı Şerifi mübarek olsun. Rabb'im bu ayda yaptığımız dualarımızı geri çevirmesin. Hayrı bereketi üzerimizden eksik etmesin.  {AMİN}




            

                     ***********



    Ramazan 5 harftir. (R) Allah-u Teala'nın rıdvanına, (M) muhabbetine, ((D) dımanına, yani koruması ve kefaretine, (l elif) ülfetine, (N) nuruna işarettir.

    Şehr-i Ramazan evliya ve ebrar (iyi insanlar,dürüst insanlar) için keramettir. Bazıları der ki; Şehr-i Ramazan, sadrdaki kalp, insanlar arasında peygamber, şehirler içinde Harem-i Şerif gibidir. Deccalın haremi şerife girmesi yasaktır. Ramazan-ı şerifte şeytanlar tutukludur. Peygamberler mücimlere Şehri Ramazan oruçlulara şefaatçıdır. Kalp, marifet nuru ve imanla süslü Şehr-i Ramazan Kur'an-ı Kerim okumanın nuru ile süslenmiştir.


***********

Şehr-i Ramazan ile ilgili Hadis-i Şerifler:

  "Ramazan ayı hilalini görünce oruca başlayın, Şevval ayı hilalini görünce de orucu bitirin"

    Said bin Amr bin As bin Ömer'in (ra) bildirdiği bir hadis-i şerifte; "Ben ve ümmetim ümmiyiz. Biz otuz günü tamamlamak için şöyledir böyledir deyip hesap etmeyiz." buyrulmuştur.

    Rasulullah (sav) Şa'ban Ayı'nın sonunda bize hitap edip: "Ey insanlar! İçinde bin geceden hayırlı bir gece bulunan mübarek ay size yaklaştı. Allah-u Teala onun gündüzlerinde orucu farz, gecesinde ibadeti nafile kıldı. Ramazan'da iyi bir haslete yaklaşan veya bir farz eda eden, Ramazan'ın dışında yetmiş farz yapmış olur. Bu şehr-i Ramazan sabır ayıdır. Sabrın sevap ve karşılığı ise Cennet'e girmektir. Bu ay üzüntüleri gideren ve mü'minlerin rızkının arttığı bir aydır. Bu ayda oruç tutana iftar verenin bu iftarı, günahlarına mağfiret ve Cehennem'den kurtulmasına sebep olur. Oruçlunun sevabından ise bir şey eksilmez." buyurduğunda orada bulunanlar,  "Ya Rasulallah, biz hepimiz bir oruçluya iftar verecek kadar yiyecek ve içeceğe mâlik değiliz" dediler. Allah Rasulu(sav) "Allah-u Teala bu sevabı bir hurma, bir yudum su veya süt ikram edene de verir. Şehr-i Ramazan öyle bir aydır ki, başı rahmet, ortası mağfiret sonu ise Cehennemden azad olmaktır. Bu ayda emri altında bulunanların işlerini hafifletenlere Allah-u Teala mağfiret edip Cehennemden azad eder. Siz Şehr-i Ramazan'da dört hususiyyeti gözetiniz. İkisiyle Rabbinizi kendinizden razı edersiniz. Bu iki haslet sizin La İlahe İllallah kelimesini çok söylemeniz ve Allah-u Teala'ya çokça istiğfar eylemeniz. Diğer iki haslet de zaten der zaman muhtaç olduğunuz şeylerdir. Onlar da Allah'u Teala'dan Cenneti istemeniz ve Cehennemden Allah-u Teala'ya sığınmanızdır. Bir kimse Ramazan-ı Şerif'de bir oruçlunun karnını doyursa o kimse artık ebediyyen susamaz." buyurdu.

    Ebu Said Hudri'den Ebu Nadra'nın, ondan da Kelebi'nin bildirdiği hadis-i şerifte: "Ramazan'nın ilk gecesinde Cennet ve gök kapıları açılıp, son gecesine kadar kapanmaz. Ehl-i sünnet ve cemaatten Ramazan gecelerinde namaz kılan kimsenin her gecesi için Allah-u Teala bin yediyüz sevap yazar ve onun için Cennet'te kırmızı yakuttan bir ev yaptırır. O evin bin kapısı ve her kapıda kırmızı yakutla süslenmiş altından iki kanat vardır. Ramazan'ın ilk günü oruç tuttuğunda, Allah-u Teala Ramazan'ın son gününe kadar onun günahlarına mağfiret eder. Birici gündeki orucunu bir o kadar günahına da kefaret eder. Onun her günki orucu için kendisine Cennet'te bir köşk verilir ki o köşkün bin altın kapısı vardır. Yetmiş bin melek onun için sabahtan akşama kadar istiğfar ederler. Ramazanın gece ve gündüzünde yaptığı her secdesine Cennet'te öyle bir ağaç verir ki, hayvana binmiş bir kimse yüz yıl yürüse sonuna ulaşamaz." buyurmuştur.

    Ebu Hüreyre radiyallahu anh'den rivayetle A'rac'ın , O'ndan da babasına isnad ile Ebu Nasr'ın bize bildirdiği hadis-i şerifde: "Ramazan'ın ilk gecesi olduğunda, Allah'u Teala insanlara nazar eder. Allah-u Teala bir kuluna nazar edince, ona ebedi azab etmez. Allah-u Teala Ramazan-ı Şerif'in her gününde milyonlarca insanı Cehennemden azad eder." buyurulduğunu bildirmiştir.

    Ebu Hureyre'den bildirilen bir hadis-i şerifte: "Şehr-i Ramazan gelince Cennet kapıları açılıp Cehennem kapıları kapanır. Şeytanlar bağlanıp tutuklanır." buyurulmuştur.

    Nafi' b. Berde'nin Ebu Mes'ud Gıfari(ra)'den bildirdiği hadis-i şerifte: "Ramazan'dan bir gün oruç tutan, Allah-u Tealanın (çadırlar içinde saklı huriler vardır) ayet-i kerimesi ile bildirilen ve inciden çadırlar içinde saklı duran hur-i ayn'dan bir zevceyi tezevvüc eder ki; o hur-i ayn'nın üzerinde yetmiş çeşit hulle vardır. Hiçbirinin rengi diğerine benzemez.Her huri için yakut ve incilerle süslenmiş bin sedir, zevci için de bir o kadar sedir vardır. Sedirlerden her biri üstünde yetmiş bin yatak ve hizmetleri için yetmiş bin hizmetçi vardır. Her hizmetçi elinde altından kase içinde bir çeşit yiyecek vardır. Cennette olanlar onun son lokmasında önceki lokmalarda bulamadığı lezzeti bulurlar. Böylece verilecek inayet ve ihsan, o kimsenin Ramazan'da işlediği sevaptan başka özel olarak her günkü orucu içindir. " buyurduğunu beyan etmiştir.

    Ebu Nasr'ın babasına isnadı ile İbn-i Abbas (radiyallahu anhuma)'dan bildirdiği hadis-i şerifte: " Cennet her sene Şehr-i Ramazan'ın gelişi ile süslenir. Ramazan'ın ilk gecesi olunca arşın altında Mesire adlı bir rüzgar esip Cennet ağaçlarının dallarını, budaklarını, kapılarının halkalarını sallar. Dinleyenlerin hiç duymadıkları güzel sesler onlardan duyulur. Bu halde hur-i ayn süslenip, Cennetin yüksek yerinde durup 'bizi Allah-u Teala'dan isteyecek kimse nerededir, bizi alsın' diye seslenirler. Sonra Cennet meleklerinin büyüğü olan Rıdvan'a 'bu gece hangi gecedir?' derler. Rıdvan 'ey hayrat-ı hısan, bu gece Şehr-i Ramazan'ın ilk gecesidir. Muhammed aleyhisselatu vesselam'ın ümmetinden oruç tutanlara Cennet kapıları açılır' diye cevap verince Allah-u Teala: 'Ey Rıdvan Cennet kapılarını aç, Ey Malik Cehennem kapılarını Muhammed (sav)'in ümmetinden oruç tutanlara kapat. Ey Cebrail, yeryüzüne in, şeytanları bukağılarla ve zincirlerle bağlayıp hapset ki Habibim Muhammed (sav)'in ümmetinin orucunu bozmasınlar. Onları denizlerin dibine atıver' buyurur. Allah-u Teala Ramazan-ı Şerif'in her gecesinde üç defa: 'Benden birşey isteyen var mıdır? istediğini vereyim. Tevbe eden var mıdır? tevbesini kabul edeyim. İstiğfar eden var mıdır? mağfiretime kavuşturayım.' buyurur. Allah-u Teala Ramazan-ı Şerifin her gününde, iftar zamanında kendilerine azap ve ikab gerekli olmuş bin kere bin kişiyi Cehennemden azad eder. Allah-u Teala Cum'a gecesi ve Cum'a günü olunca, her saatte kendilerine aza ve ikab vacib olmuş bin kere bin kişiyi Cehennemden azad eder. Ramazan-ı Şerifin son günü olunca o gün, Ramazan-ı Şerifin ilk gününden son gününe kadar Cehennemden azad eylediklerinin toplamı kadar kimseleri Cehennemden azad eder. Kadir Gecesi olunca Allah-u Teala'nın emriyle Cebrail aleyhisselam yeşil bir sncakla büyük bir melek kalabalığı içinde yeryüzüne inip  sancağı Kabe'ye diker. Cebrail Aleyhisselam'ın altıyüz kanadı vardır. Bu kanatlarıı ancak Kadir Gecesi açar ve bu gece kanatlarını açınca kanatlar doğuyu ve batıyı kaplar ve geçer. Cebrail aleyhisselam meleklere: 'Muhammed aleyhisselam'ın ümmetinin aralarına girin' der. Melekler de aralarına girip, ibadet eden, namaz kılan ve zikir edenlere selam verip, onlarla müsafaha ederler. Dualarının kabul olmasına dair onlara güven verirler. Tan yeri ağarıncaya kadar böyle olurlar. Sonra Cebrail Aleyhisselam bu meleklere 'işinize gidiniz' buyurup, her birinin yerli yerine gitmeleri için seslenir. Melekler: 'Ey Cebrail, Allah-u Teala Muhammed (sav)'in ümmetinden mü'minlerin ihtiyacı için ne yaptı?' diye sorarlar. Cebrail Aleyhisselam: 'Allah-u Teala onlara nazar eyledi, dört grup hariç diğerlerini mağfiret eyledi' der. Rasulullah (sav) bu dört grubu sayıp, onlar şarap içmeye devam edenler, anne ve babasına asi olanlar, sıla-i rahim yapmayanlar ve bid'at ehli olup ehl-i sünnet ve cemaatten ayrılanlardır buyurdu. Ramazan bayramı gecesi olduğunda o geceye Caize gecesi denir. Bayram sabahı olduğunda, Allah-u Teala melekleri her tarafa dağıtır. Melekler de yeryüzüne inerler. Sokak başlarında dururlar, cin ve insandan başka her canlının duyacağı ses ile seslenirler. Ve: 'Ey Muhammed(sav)'in ümmeti! Çok büyük sevaplar veren, büyük günahları affeden Rabbinize dönünüz' derler. Cami'ye gitmek için evden çıktıklarında Allah-u Teala meleklerine: 'Ey benim meleklerim, kendi işini yapanların karşılık ve mükafatı nedir? buyurur.Melekler: 'Ey Rabbimiz, onların ecir ve karşılığı, Zat-ı Alanızın onların ecirlerini vermenizdir! derler. Allah-u Teala: 'Ey meleklerim! Siz şahid olunuz ki, ben rıza ve mağfiretimi onlara Şehr-i Ramazandaki oruç ve namazlarına karşılık, ve mükafatımı verdim.' der. Sonra Allah-u Teala: 'Ey kullarım bugün benden dilediğinizi isteyiniz. İzzet ve celalime yemin ederim ki; bugün ahiretiniz için istediğiniz şeyi size veririm. Dünyanız için istediğiniz şeyde size nazar ederim. İzzet ve celalime yemin ederim ki, sizler benim hukumu(şeref) koruduğunuz müddetçe ben sizin kusur ve hatalarınızı örterim.İzzet ve celalime yemin ederim ki, ben sizi hududu koruyanlar arasında rezil ve rüsva etmem. Sizler evlerinize mağfiret olunmuş olarak dönünüz. Zira beni razı ettiniz. Ben de sizden razı oldum' der, dediğini ve Rasulullah(sav)'in Ümmeti Muhammed Ramazan-ı Şerif'de iftar ettiklerinde melekler sevinip, Allah-u Teala'nın onlara ihsan buyurduğu büyük ecirlerle birbirini müjdelerler." buyurduğunu işittiğini beyan etmiştir.

Kaynak: Gunyetu't Talibin (İlim ve Esrar Hazinesi)

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder