26 Tem 2013

Yöresel Lezzet: Kıymalı Söğülme & Bostana

      Bir önceki yazımda belirttiğim gibi söğülmenin ve bostananın da tarifini veriyorum. Söğülme közlenmiş patlıcan ile yapılan bir yemektir. Başka yörelerde başka isimlerle anılıyor olabilir. Üzerinde et olduğuna bakmayın, hafif bir yemektir. Dilerseniz etsiz de yapabilirsiniz. Sadece tek yapmanız gereken servis yaparken üzerine kızmış tereyağı+zeytinyağı gezdirimeniz.


Söğülme İçin Malzemeler:
10 adet közlenmiş patlıcan
7-8 diş sarımsak
tuz
250 gram az yağlı kıyma et

Yapılışı:
Közlenmiş patlıcanlar soyulup doğranır ve iyice ezilir. Tuz ve rendelenmiş sarımsaklar eklenip iyice karıştırılır ve tabaklara alınır. Kıyma etin üzerine yarım çay bardağı kadar su eklenir ve suyu çekene kadar pişirilir. Dilerseniz biraz zeytinyağı ekleyebilirsiniz.





Bostana, çiğ köfte, söğülme, içli köfte ve patlıcan kebabı gibi yiyeceklerin yanına yapılan soğuk ve sulu bir salata çeşididir.


Bostana İçin Malzemeler:
1 adet salatalık
1 adet büyük domates domates
2 adet taze biber
1 kuru soğan (kışın 3-4 ince dal taze soğan/sarımsak eklenir)
Yarım demet maydanoz
Semiz otu
Küçük bir parça kırmızı lahana
Nar ekşisi (yoksa limon tuzu)
tuz
pul biber
kuru veya taze nane

Yapılışı:
Bütün malzemeler yıkanır, kabuğu soyulması gerekenlerin kabukları soyulur ve doğranabildiği kadar küçük doğranır. Pul biber, tuz, nar ekşisi, nane eklenip kaşıkla karıştırılır. Çok az su ve buz da eklenince arık salatanız hazır.


22 Tem 2013

Birlikte Hatim Yapmaya Ne Dersiniz???


İnsan Kur'an-ı Kerim'i sadece Ramazan Ayı'nda, kandillerde ve Cuma Günleri okumamalı. Her gün hiç değilse birkaç sayfa okusak ne kaybederiz ki. Kelebek Gibi blogunun sahibesi de bu düşünceye dayanarak güzel ve bir o kadar da huzur verici "Hatim Günü" etkinliğini başlatmış




Kendisi de dahil 30 kişi olmalı ve herkes bir cüz okumalı.  Yani her ay bir hatim yapılmış olacak

Etkinliğe katılmak ve ayrıntılı bilgi almak için: kelebekgibi.blogspot.com 


20 Tem 2013

Yöresel Lezzet: Yumurtalı Çiğ Köfte

     Dünkü iftar menümüzde yumurtalı çiğ köfte, kıymalı söğülme ve bostana vardı. İçecek olarak meyan şerbeti vardı. onun nasıl yapıldığını paylaşsam mı paylaşmasam mı kararsız kaldım.  Çiğ köfte ile söğülme yan yana pek olmasa da insanın canı isteyince oluyor. Diğerlerini Allah'ın izniyle daha sonra paylaşacağım. İlk Köfteyle başlamak istedim. Urfa'da çiğ köfteye kesinlikle biber salçası koyulmaz ve ıslatılarak yoğrulmaz. Zaten işin püf noktası bu. Annem köfteyi yazın su almadan domatesle yoğurur. 

Malzemeler:
4 çay bardağı köftelik bulgur
1 su bardağı isot (pul biber)
1 orta boy soğan
3-4 diş sarımsak
4 domates (isterseniz domates yerine su ile yoğurun)
1 yemek kaşığı domates salçası
4 yumurta
zeytin yağı+tereyağı (isteğe bağlı)
tuz
tarçın
kekik 
maydanoz (kış aylarında ek olarak taze soğan ve sarımsak)
marul
nane
semizotu
turşu


Yapılışı:
Domatesler minicik doğranır. Bulgur, isot, salça, baharatlar, rendelenmiş sarımsak, ince kıyılmış soğan ve doğradığınız domateslerin bir kısmı güzelce karıştırılır.

Ara ara domates alınarak yoğurmaya devam edilir. Bu işlem köfte tutana kadar devam eder. (Bulgur artık sert değilse köfte tutmuş demektir.) 
Köfteniz eğer kuruysa çok az su alın ve ince ince kıyılmış maydanozu ekleyip maydanozu çok ezmeden altını üste getirerek karıştırın.(taze soğan ve sarımsak ince ince kıyılarak bu aşamada eklenir). Yeşilliği eklerken bir taraftan da kızmış yağa çırptığınız yumurtaları döküp pişmesini bekleyin. Pişirdiğimiz yumurtayı köfteye ekleyelim ve yumurtaları ezmeden, yumurtayı ve yağı her tarafa gelecek altını üste getirerek karıştıralım.



Son olarak tabaklara paylaştıralım. Dilerseniz küçük küçük sıkım yapın. Marul, nane, semizotu ile servis yapın.

       

      AFİYET OLSUN!








18 Tem 2013

Bayan Kazak Modeli

      Merhabalar, sizlerle yine annemin ördüğü kazağımı paylaşacağım. Yaklaşık 4 yıl kadar önce örülmüş bir kazak. Modelini internette gezinirken bulmuştum. Sadece yaka kısmında ve lastik kısımlarında küçük değişiklik yapıldı. Bu arada model de çok zor, kazak bitene kadar anemin bileği ağrıdı. Arka kısmına baklava dilimi yapılmadı.
Fotoğraflarda renk olduğundan farklı çıkmış, asıl rengi ilk fotoğraftaki gibi. 

Örgü İpi: Nako Astra (hatırladığım kadarıyla 100 gramlık ipten 5 adet kullanıldı.)
Şiş No: 3 veya 3,5 (tam hatırlayamadım)
Kol ve etek lastiği için şiş no: 2,5







yakası bitince etrafı tığlandı tığ no:6



14 Tem 2013

Nasıl Zayıfladım: Zayıflamak İsteyenlere Küçük Bir Öneri

Merhabalar,Kendi uyguladığım zayıflama formülünü sizlerle de paylaşmak istedim. Eğer çevrenizde bir diyetisyen yoksa ve ya bir diyetisyene gitme imkanınız yoksa bu formül gerçekten çok işe yarayacak. Ben bir diyetisyene gitmedim. Bunun nedeni bulunduğum yerde bir diyetisyenin olmaması hem de benim öyle kısıtlamalara gelemem. Yani şöyle söyleyeyim diyetisyenlerin şu büyüklükte peynir, bilmem kaç tane zeytin, falan saatte falan menü, falan saatte meyve ye demelerine, en önemlisi de tatlı yeme meyve ye demelerie dayanamam. O yüzden üç yıl kadar önce bu diyeti uyguladım. Gördüm ki zayıflamak o kadar da imkansız değilmiş. Kilo vermeye ilk önce ruhsal yönden kendinizi hazırlayın, böylece daha başarılı olursunuz. En önemlisi de yemeğe BESMELE ile başlamak.


  • Kesinlikle kilonuzu kafanıza takmayın ve kendinizi sevin
  • Zayıflamayı gerçekten isteyin ve bunu başaracağınıza inanın
  • Yemek yiyeceğiniz zaman "gerçekten aç mıyım?" diye sorun kendinize
  • Yemeği düşünmeyin buna engel olamıyorsanız kitap, dergi, gazete gibi şeyler okuyun
  • Cips, kola gibi yiyecek/içeceklerden uzak durun
  • Bol bol su için (suyun çok soğuk olmamasına dikkat edin ve bir defada içmek yerine yudum yudum için)
  • Lokmalarınızı küçük alın, yavaş ve çok çiğneyin (eğer hızlı çiğnemenize engel olamıyorsanız garip gelebilir ama sayarak çiğneyin bu sizi yavaşlatacaktır)
  • Her yemekten önce ve yemek aralarında su içmeyi ihmal etmeyin
  • Uykunuz düzenli olsun erken kalmaya özen gösterin
  • Canınızın istediğini küçük porsiyonlarla yiyin
  • Ekmeği azaltın (ben sadece kahvaltıda 1-2 dilim ekmek tüketiyorum)
  • Hareketli olun, yürüyüş yapın, egzersiz yapın, günde elli defa mekik çekin
  • Tuzdan uzak durun
  • Bol yeşillik ve salata tüketin

Ben bunların dışında her yemekten önce 1 tatlı kaşığı kadar tahin+pekmez veya reçel yada 1 dilim tatlı yerdim . Bu sayede daha az yemek yerdim yalnız bunu herkese tavsiye etmem. Çünkü birçok insanda tatlı kilo yapıyor. Ben bununla 76 kilodan 60 kiloya kadar düştüm. Kilo verirken boyunuzu ve kemik yapınızı da dikkate almanız lazım. İri yapılı ve uzun bolu biriyseniz çok zayıflamak size yakışmayacaktır.

11 Tem 2013

Ramazan Geldi Hoş Geldi {2} & DUA

     Ebu Nasr'ın babasından, onun da Nafi'den, onun da Ebu Mes'ud Gıfari (ra)'den bildirdiği hadis-i şerifde: "Şehr-i Ramazan hilali görülünce eğer kullar Ramazan'daki özel sevapları bilmiş olsalardı, o yılın tamamen Ramazan olmasını temenni ederlerdi" buyruldu.

     Enes b. Malik (ra)in bildirdiği bir hadis-i şerifte: "Allah-u Teala göklere ve yere konuşmak için izin verse, onlar Ramazan'da oruç tutan kimseye elbette Cenneti müjdelerlerdi" buyruldu.

     Ebu Hureyre (ra)'nin bildirdiği bir hadis-i şerifte: "Bir kimse inanarak ve sevabını umarak oruç tutsa, namaz kılsa, onun geçmiş ve gelecek günahları affolunur." buyruldu.

     Yine Ebu Hureyre (ra)'nin bildirdiği hadis-i şerifte: "Ümmetimin her birinin işlediği her sevabı on'dan yediyüz katına kadar arttırılır. Ancak oruç bu hesaba girmiyor. Zira Allah-u Teala: 'Oruç benim içindir, karşılığı ben'im. Çünkü oruç tutan şehvetini, yemesini, içmesini benim için terk etmiştir. Oruç günahlara kalkan ve siperdir. Oruçlu için iki sevinç vardır. Birisi iftar zamanında, diğeri de Rabb'ini gördüğü zamandır.' buyuruyor " buuruldu.

     Rasulullah (sav): " Benim Ümmetim, Şehr-i Ramazan'da gündüzleri oruçlu, geceleri ibadetle geçirdikleri müddetçe rüsva olmazlar." buyurduğunda bir kimse; 'Ya Rasulallah, onlar ne zaman zararda ve rüsva olurlar?' diye sordu. Rasulullah (sav): "Bir kimse Ramazan'da haram olunduğu şeyi yese, yahut şarap içse, onun Ramazan'ı kabul olunmaz. O Ramazan'la glecek Ramazan arasında vefat ederse, Allah-u Teala'nın katında sevabı yoktur." buyurdu.

************

Ya Rabb! tuttuğumuz oruçları kabul eyle
Rahmetini, bereketini esirgeme bizden Ya Rabbi!
Şu sıcak günlerde tuttuğumuz oruçlar hatırına bizleri Cehennemde yakma Ya Rabbi!
Derdimizi, sıkıntımızı gider, gönlümüzden geçenin en hayırlısını ver Ya Rabb!
Settar isminle kusurlarımızı ört
Gaffar isminle günahlarımızı bağışla
Razzak isminle rızkımızı artır bizi kimselere muhtac etme
Fettah isminle işlerimizi kolaylaştır
Alim isminle ilmimizi artır
Hafiz isminle her türlü kötülükten ve şeytanın oyunlarından koru bizi
Sabur isminle sabrımızı artır
Rahman isminle bizlere merhamet et



9 Tem 2013

Ramazan Geldi Hoş Geldi {1}



Tüm İslam Aleminin Ramazan-ı Şerifi mübarek olsun. Rabb'im bu ayda yaptığımız dualarımızı geri çevirmesin. Hayrı bereketi üzerimizden eksik etmesin.  {AMİN}




            

                     ***********



    Ramazan 5 harftir. (R) Allah-u Teala'nın rıdvanına, (M) muhabbetine, ((D) dımanına, yani koruması ve kefaretine, (l elif) ülfetine, (N) nuruna işarettir.

    Şehr-i Ramazan evliya ve ebrar (iyi insanlar,dürüst insanlar) için keramettir. Bazıları der ki; Şehr-i Ramazan, sadrdaki kalp, insanlar arasında peygamber, şehirler içinde Harem-i Şerif gibidir. Deccalın haremi şerife girmesi yasaktır. Ramazan-ı şerifte şeytanlar tutukludur. Peygamberler mücimlere Şehri Ramazan oruçlulara şefaatçıdır. Kalp, marifet nuru ve imanla süslü Şehr-i Ramazan Kur'an-ı Kerim okumanın nuru ile süslenmiştir.


***********

Şehr-i Ramazan ile ilgili Hadis-i Şerifler:

  "Ramazan ayı hilalini görünce oruca başlayın, Şevval ayı hilalini görünce de orucu bitirin"

    Said bin Amr bin As bin Ömer'in (ra) bildirdiği bir hadis-i şerifte; "Ben ve ümmetim ümmiyiz. Biz otuz günü tamamlamak için şöyledir böyledir deyip hesap etmeyiz." buyrulmuştur.

    Rasulullah (sav) Şa'ban Ayı'nın sonunda bize hitap edip: "Ey insanlar! İçinde bin geceden hayırlı bir gece bulunan mübarek ay size yaklaştı. Allah-u Teala onun gündüzlerinde orucu farz, gecesinde ibadeti nafile kıldı. Ramazan'da iyi bir haslete yaklaşan veya bir farz eda eden, Ramazan'ın dışında yetmiş farz yapmış olur. Bu şehr-i Ramazan sabır ayıdır. Sabrın sevap ve karşılığı ise Cennet'e girmektir. Bu ay üzüntüleri gideren ve mü'minlerin rızkının arttığı bir aydır. Bu ayda oruç tutana iftar verenin bu iftarı, günahlarına mağfiret ve Cehennem'den kurtulmasına sebep olur. Oruçlunun sevabından ise bir şey eksilmez." buyurduğunda orada bulunanlar,  "Ya Rasulallah, biz hepimiz bir oruçluya iftar verecek kadar yiyecek ve içeceğe mâlik değiliz" dediler. Allah Rasulu(sav) "Allah-u Teala bu sevabı bir hurma, bir yudum su veya süt ikram edene de verir. Şehr-i Ramazan öyle bir aydır ki, başı rahmet, ortası mağfiret sonu ise Cehennemden azad olmaktır. Bu ayda emri altında bulunanların işlerini hafifletenlere Allah-u Teala mağfiret edip Cehennemden azad eder. Siz Şehr-i Ramazan'da dört hususiyyeti gözetiniz. İkisiyle Rabbinizi kendinizden razı edersiniz. Bu iki haslet sizin La İlahe İllallah kelimesini çok söylemeniz ve Allah-u Teala'ya çokça istiğfar eylemeniz. Diğer iki haslet de zaten der zaman muhtaç olduğunuz şeylerdir. Onlar da Allah'u Teala'dan Cenneti istemeniz ve Cehennemden Allah-u Teala'ya sığınmanızdır. Bir kimse Ramazan-ı Şerif'de bir oruçlunun karnını doyursa o kimse artık ebediyyen susamaz." buyurdu.

    Ebu Said Hudri'den Ebu Nadra'nın, ondan da Kelebi'nin bildirdiği hadis-i şerifte: "Ramazan'nın ilk gecesinde Cennet ve gök kapıları açılıp, son gecesine kadar kapanmaz. Ehl-i sünnet ve cemaatten Ramazan gecelerinde namaz kılan kimsenin her gecesi için Allah-u Teala bin yediyüz sevap yazar ve onun için Cennet'te kırmızı yakuttan bir ev yaptırır. O evin bin kapısı ve her kapıda kırmızı yakutla süslenmiş altından iki kanat vardır. Ramazan'ın ilk günü oruç tuttuğunda, Allah-u Teala Ramazan'ın son gününe kadar onun günahlarına mağfiret eder. Birici gündeki orucunu bir o kadar günahına da kefaret eder. Onun her günki orucu için kendisine Cennet'te bir köşk verilir ki o köşkün bin altın kapısı vardır. Yetmiş bin melek onun için sabahtan akşama kadar istiğfar ederler. Ramazanın gece ve gündüzünde yaptığı her secdesine Cennet'te öyle bir ağaç verir ki, hayvana binmiş bir kimse yüz yıl yürüse sonuna ulaşamaz." buyurmuştur.

    Ebu Hüreyre radiyallahu anh'den rivayetle A'rac'ın , O'ndan da babasına isnad ile Ebu Nasr'ın bize bildirdiği hadis-i şerifde: "Ramazan'ın ilk gecesi olduğunda, Allah'u Teala insanlara nazar eder. Allah-u Teala bir kuluna nazar edince, ona ebedi azab etmez. Allah-u Teala Ramazan-ı Şerif'in her gününde milyonlarca insanı Cehennemden azad eder." buyurulduğunu bildirmiştir.

    Ebu Hureyre'den bildirilen bir hadis-i şerifte: "Şehr-i Ramazan gelince Cennet kapıları açılıp Cehennem kapıları kapanır. Şeytanlar bağlanıp tutuklanır." buyurulmuştur.

    Nafi' b. Berde'nin Ebu Mes'ud Gıfari(ra)'den bildirdiği hadis-i şerifte: "Ramazan'dan bir gün oruç tutan, Allah-u Tealanın (çadırlar içinde saklı huriler vardır) ayet-i kerimesi ile bildirilen ve inciden çadırlar içinde saklı duran hur-i ayn'dan bir zevceyi tezevvüc eder ki; o hur-i ayn'nın üzerinde yetmiş çeşit hulle vardır. Hiçbirinin rengi diğerine benzemez.Her huri için yakut ve incilerle süslenmiş bin sedir, zevci için de bir o kadar sedir vardır. Sedirlerden her biri üstünde yetmiş bin yatak ve hizmetleri için yetmiş bin hizmetçi vardır. Her hizmetçi elinde altından kase içinde bir çeşit yiyecek vardır. Cennette olanlar onun son lokmasında önceki lokmalarda bulamadığı lezzeti bulurlar. Böylece verilecek inayet ve ihsan, o kimsenin Ramazan'da işlediği sevaptan başka özel olarak her günkü orucu içindir. " buyurduğunu beyan etmiştir.

    Ebu Nasr'ın babasına isnadı ile İbn-i Abbas (radiyallahu anhuma)'dan bildirdiği hadis-i şerifte: " Cennet her sene Şehr-i Ramazan'ın gelişi ile süslenir. Ramazan'ın ilk gecesi olunca arşın altında Mesire adlı bir rüzgar esip Cennet ağaçlarının dallarını, budaklarını, kapılarının halkalarını sallar. Dinleyenlerin hiç duymadıkları güzel sesler onlardan duyulur. Bu halde hur-i ayn süslenip, Cennetin yüksek yerinde durup 'bizi Allah-u Teala'dan isteyecek kimse nerededir, bizi alsın' diye seslenirler. Sonra Cennet meleklerinin büyüğü olan Rıdvan'a 'bu gece hangi gecedir?' derler. Rıdvan 'ey hayrat-ı hısan, bu gece Şehr-i Ramazan'ın ilk gecesidir. Muhammed aleyhisselatu vesselam'ın ümmetinden oruç tutanlara Cennet kapıları açılır' diye cevap verince Allah-u Teala: 'Ey Rıdvan Cennet kapılarını aç, Ey Malik Cehennem kapılarını Muhammed (sav)'in ümmetinden oruç tutanlara kapat. Ey Cebrail, yeryüzüne in, şeytanları bukağılarla ve zincirlerle bağlayıp hapset ki Habibim Muhammed (sav)'in ümmetinin orucunu bozmasınlar. Onları denizlerin dibine atıver' buyurur. Allah-u Teala Ramazan-ı Şerif'in her gecesinde üç defa: 'Benden birşey isteyen var mıdır? istediğini vereyim. Tevbe eden var mıdır? tevbesini kabul edeyim. İstiğfar eden var mıdır? mağfiretime kavuşturayım.' buyurur. Allah-u Teala Ramazan-ı Şerifin her gününde, iftar zamanında kendilerine azap ve ikab gerekli olmuş bin kere bin kişiyi Cehennemden azad eder. Allah-u Teala Cum'a gecesi ve Cum'a günü olunca, her saatte kendilerine aza ve ikab vacib olmuş bin kere bin kişiyi Cehennemden azad eder. Ramazan-ı Şerifin son günü olunca o gün, Ramazan-ı Şerifin ilk gününden son gününe kadar Cehennemden azad eylediklerinin toplamı kadar kimseleri Cehennemden azad eder. Kadir Gecesi olunca Allah-u Teala'nın emriyle Cebrail aleyhisselam yeşil bir sncakla büyük bir melek kalabalığı içinde yeryüzüne inip  sancağı Kabe'ye diker. Cebrail Aleyhisselam'ın altıyüz kanadı vardır. Bu kanatlarıı ancak Kadir Gecesi açar ve bu gece kanatlarını açınca kanatlar doğuyu ve batıyı kaplar ve geçer. Cebrail aleyhisselam meleklere: 'Muhammed aleyhisselam'ın ümmetinin aralarına girin' der. Melekler de aralarına girip, ibadet eden, namaz kılan ve zikir edenlere selam verip, onlarla müsafaha ederler. Dualarının kabul olmasına dair onlara güven verirler. Tan yeri ağarıncaya kadar böyle olurlar. Sonra Cebrail Aleyhisselam bu meleklere 'işinize gidiniz' buyurup, her birinin yerli yerine gitmeleri için seslenir. Melekler: 'Ey Cebrail, Allah-u Teala Muhammed (sav)'in ümmetinden mü'minlerin ihtiyacı için ne yaptı?' diye sorarlar. Cebrail Aleyhisselam: 'Allah-u Teala onlara nazar eyledi, dört grup hariç diğerlerini mağfiret eyledi' der. Rasulullah (sav) bu dört grubu sayıp, onlar şarap içmeye devam edenler, anne ve babasına asi olanlar, sıla-i rahim yapmayanlar ve bid'at ehli olup ehl-i sünnet ve cemaatten ayrılanlardır buyurdu. Ramazan bayramı gecesi olduğunda o geceye Caize gecesi denir. Bayram sabahı olduğunda, Allah-u Teala melekleri her tarafa dağıtır. Melekler de yeryüzüne inerler. Sokak başlarında dururlar, cin ve insandan başka her canlının duyacağı ses ile seslenirler. Ve: 'Ey Muhammed(sav)'in ümmeti! Çok büyük sevaplar veren, büyük günahları affeden Rabbinize dönünüz' derler. Cami'ye gitmek için evden çıktıklarında Allah-u Teala meleklerine: 'Ey benim meleklerim, kendi işini yapanların karşılık ve mükafatı nedir? buyurur.Melekler: 'Ey Rabbimiz, onların ecir ve karşılığı, Zat-ı Alanızın onların ecirlerini vermenizdir! derler. Allah-u Teala: 'Ey meleklerim! Siz şahid olunuz ki, ben rıza ve mağfiretimi onlara Şehr-i Ramazandaki oruç ve namazlarına karşılık, ve mükafatımı verdim.' der. Sonra Allah-u Teala: 'Ey kullarım bugün benden dilediğinizi isteyiniz. İzzet ve celalime yemin ederim ki; bugün ahiretiniz için istediğiniz şeyi size veririm. Dünyanız için istediğiniz şeyde size nazar ederim. İzzet ve celalime yemin ederim ki, sizler benim hukumu(şeref) koruduğunuz müddetçe ben sizin kusur ve hatalarınızı örterim.İzzet ve celalime yemin ederim ki, ben sizi hududu koruyanlar arasında rezil ve rüsva etmem. Sizler evlerinize mağfiret olunmuş olarak dönünüz. Zira beni razı ettiniz. Ben de sizden razı oldum' der, dediğini ve Rasulullah(sav)'in Ümmeti Muhammed Ramazan-ı Şerif'de iftar ettiklerinde melekler sevinip, Allah-u Teala'nın onlara ihsan buyurduğu büyük ecirlerle birbirini müjdelerler." buyurduğunu işittiğini beyan etmiştir.

Kaynak: Gunyetu't Talibin (İlim ve Esrar Hazinesi)

1 Tem 2013

Kavurucu Sıcaklarda Kıştan Kalma Bir Fotoğraf

Ben de yayınlarıma başlık bulma yönünden dertliyim. Ne zor şeymiş ya hem konuyu hazırlamak hem başlık bulmak. Dışardan bakınca çok kolay görünüyor. Ben post kelimesini sevmediğim için böyle diyorum. Üç aylar hakkında yazı hazırlayacaktım ama olmadı başka zamana inşaallah. Havanın sıcaklığından insan bunalıyor birşey yapmak istemiyor. Aslında sıcaklar da bahane. Öyle kitapta yazanların aynısını aktarmak istemediğimden yazmıyorum. Kendime bir konu seçip düşüncelerimi ayet ve hadis-i şerifler ile aktarmak istiyorum. Cehennem ve Cennet başlıklı konu tamamı hadisi-i şerif olduğu için kitaptan aldım. İnşaallah bundan sonra öyle olmaz.

**************


Bu sıcak günlerde bakıp da içinizi serinletmek için kıştan kalma bir fotoğrafla veda edeyim yazıma. Karşıdaki evler olmasa daha güzel olacaktı ya neyse...
Buralarda kar sadece fotoğrafta göründüğü kadar yağdı birkaç saat sürdü sadece. Geçen yıl da bir gün yağmıştı nasıl unuttum. Buna da şükür sanırım sekiz yıl olmuştu kar yağmayalı.