11 Haz 2013

Cehennem ve Cennet'teki Şeyler {5} ...SON...

      Resulullah (sav) yine buyurdu; "Cehennemdekiler Allah-u Teala'nın kendilerine rahmet etmeyeceğini, haklarında hayır ile cevap vermeyeceğini anladıklarında birbirlerine; {Bize şefaat edici dost, arkadaş ve şefkat edici yoktur. Ne olurdu bir kere daha dünyaya dönseydik ve mü'minlerden olsaydık} derler. Bundan sonra zebani melekleri, onları yerlerine döndürür.Hüccetleri bozulur. Diyecek sözleri kalmadığından Hakk'ın rahmetinden ümitsiz olurlar. Kendilerine büyük elem ve üzüntü gelip, dünyada yaptıkları günah, kusur ve eksiklikleri için büyük zarar ve pişmanlıkla çağrışır bağrışırlar. Kendilerinin ve kendilerine uyanların azaplarından hiç bir şey eksilmeden günah ve kusurlarını yüklenirler. İşleri çabuk, sözleri ağır, cesedleri büyük, yüzleri şimşek, gözleri ateş, renkleri alev gibi, dişleri sığır boynuzu gibi ağır ve uzun olur. Ellerinde gürzler bulunan zebaniler yanlarında olur. Eğer o gürzler ile dağlara vursalar, dağlar ufalanıp toprak olurdu. O gürzler ile, Allah-u Teala'ya asi olanlara vururlar. Onların gözlerinden kalı yaşlar akıtırlar. Zira Cehennemlikler onlara ne kadar yalvarsalar kabul etmezler. Ağlasalar onlara rahmet etmezler. Su isteseler içecek su vermezler. Ancak onlara erimiş bakır gibi su verilir. Ağızlarına götürürken yüzlerini kebap gibi kızartır. Ayet-i Kerimede geldiği gibi {Ne çirkin su ve ne kötü yerdir} derler "

      Resulullah (sav) yine buyurdu; " Cehennemliklerin her gün üzerilerine öyle büyük bulut gelir ki, onda gözleri kamaştırır şimşek ve yıldırımlar, belleri büken korkunç sesler, gürlemeler, göz gözü görmez karanlık ve onunla beraber zebani melekleri vardır. Bu büyük bulut, açık bir ses ile Cehennemlikler hitab edip: {Size yağmur yağdırmamı ister misiniz?} dediğinde, Cehennemlikler hep bir ağızdan bize serin yağmur yağdır derler.  Bu halde bu bulut, onlara bir saat taş yağdırıp, o taş onların baş ve beyinlerini yarar. Sonra bir saat kaynar sular ve ateş ve demir ve alev ve demir çengeller yağdırır. Sonra bir saat yılan, akrep kan ve irin yağdırır. Bunlar Cehenneme yağdırıldığında Cehennem denizi coşup gazaba gelir, dalgalanır. Bu anda Cehennem içinde dağ kalmaz. Dalgalar hepsini aşar. Cehennemdekilerin hepsi ölmeden denize gömülür. Cehennem, içinde olan asilere Allah-u Teala tarafından azab ve elem olmak üzere gayz ve gazabını, alev ve dumanını ve zulmetini artırır. "

      Resulullah (sav) yine buyurdu; "Eğer Cehennemin en aşağı bir kapısı batıda açılmış olsaydı te'sirinden doğuda bulunan dağlar katran gibi erirdi. Eğer Cehennem kıvılcımlarından bir kıvılcım uçup batıya düşse idi, doğuda bulunan bir kimsenin beyni kaynardı. Cehennemdekilerin azab bakımından en hafifi, bir kısım insanlardır ki, ayaklarına ateşten iki ayakkabı giydirilip, onun ateşi onların kulak ve burunlarından çıkar. O ateşli ayakkabılardan başlarında beyinleri kaynar. Onlara yakın olan bir kısımları da Cehennemin büyük taşlarından bir yaş üzerine indirilir. O taş üzerinde, içinde kızartma yapılan kızgın tava içinde tane sıçradığı gibi sıçrarlar. Bir taştan atlayınca diğer büyük bir taşın üzerine düşerler. Cehennemde olanların hepsi, amellerine göre azab olunur."

      Resulullah (sav) yine buyurdu; "Ferclerini korumayan kimselerin azabı, fercleri ile işledikleri günahlar için dünyada kaldıkları zaman kadar asılırlar. Cesetleri eriyip ruhları kalır. Sonra terk olunurlar. Arkadan beden ve derileri yenilenir. Sonra yine azab olunurlar. Ferclerini korumayan her insana, dünyadaki ömrü miktarınca günde yetiş melek sopa vururlar. Bedenleri eriyip ruhları kalır. İşte onların azabı bu şekildedir. Hırsızın azabı, uzvunun birer birer kesilmesi ve yenilenmesi şeklindedir. Sonra yine kesilir. Hırsızlardan her birinin her gün etlerini kesmek için ellerinde büyük bıçaklar ile çok sayıda melekler vardır. Yalan yere şehitlik edenlerin azabı, dillerinin çekilmesi ve onlarda her birine her gün binlerce meleğin sopa vurması şeklindedir. Etleri erir, ruhları kalır. Müşrikler ise, Cehennemin mağaralarına atılarak üzeri kapanır, o mağarada yılanlar, akrepler ve çok şiddetli ateş, alev ve duman ile azab yapılır. Müşriklerden her birinin her saat, her an binlere kere derisi yenilenir. İşte azapları böyledir. Cebbar ve kibirlilerin azabı, ateşten tabutlar içine konup, üzerileri kilitlenip Cehennemin en alt tabakasına atılmak ile dir. Cebbarların her biri, her an doksandokuz türlü azabla azab olunur. Her gün derisi bin kere değişir. İşte bunların da azabı böyledir. Amma dünyada haksız tere insanları bağlayanların azabı, oları zincir ve bukağılarla getirmeleri ve Cehennem denizine atılmaları ile olur.  Onlara Cehennem denizinin dibine dalınız denir. Halbuki Cehennem denizinin dibini ancak onu yaratan Allah-u Teala bilir. Başkası bilemez. Allah-u Teala'nın dilediği kadar dalarlar. dilediği kadar dalarlar. Sonra nefes almak için aşlarını çıkarırlar ve o halde onlardan her birine ellerinde demirden gürzler olan binlerce melek gelip, gürzlerle başına vururlar. İşte onların azabı sonsuz olarak böyledir."

      Resulullah (sav) yine buyurdu; " Allah-u Teala Cehennem ehlinin hukbelerle kalmasına hükmetti. Çoğul olarak kullanıldı. Allah-u Teala'nın kaç hukbe bırakacağını bilmem. Ama şu kadar var ki; bir hukbe seksen bin senedir. Bir sene ise üçyüz almış gündür. Bir gün de sizin dünyada saydığınız günlere göre bin senedir. Veyl, helak ve şiddetli azab, Cehennemlik olanlaradır. Veyl ve helak, Cehennemin yakacağı yüzler içindir. Zira dünyada güneşin sıcaklığına sabredemezlerdi. Veyl ve helak Cehennemin sıcak ve kaynar suyu başlarına dökülecek kimseler içindir. Zira dünyada baş ağrısına sabredemezlerdi. Veyl ve helak, gözleri gök olup, Cehennem ateşine bakınca göz kapakları hareket ettiremeyenler içindir. Zira dünyada göz ağrısına dayanamazlardı. Veyl, helak ve şiddetli azab kendilerine alev çıkan kulakların sahipleri içindir. Zira dünyada yalan söz işitip ondan zevk alırlardı. Veyl, helak ve şiddetli azab, Cehennem ateşini koklayacak burunların sahipleri içindir. Zira dünyada leş kokusundan kaçınır, feryad ederlerdi. Veyl ve helak ve şiddetli azab zincir ve bukağılarla bağlanan şu boyunların sahileri içindir ki; dünyada küçük bir sızıya dayanamazlardı. Veyl, helak ve şiddetli azab, ateşten sert elbiseler giydirilen ve kokusu çirkin olan derilerin sahipleri içidir ki; dünyada sert elbise giymeye dayanamazlardı. Veyl, helak ve şiddetli azab, bağırsaklarını doğrayacak kızgın su ile zakkum giren karınların sahipleri içindir ki; dünyada küçük bir ağrıya dayanamazlardı. Veyl, helak ve şiddetli azab, ateşten ayakkabı giydirilecek ayakların sahipleri içindir ki; dünyada azablar, helak, veyl ve korkular Cehennemlikler içindir."

*********


       Biz Cehennemden ve ona girmeyi gerektiren amellerden, 
Cehennem ehline arkadaş ve yoldaş olmaktan Allah-u Teala'ya sığınırız.
 Ey bizim ve Cehennemin yaratıcısı olan Rabbimiz!
 Bizi Cehennem çukurlarına düşürme!
 Cehennemin zincir ve bukağılarını boynumuza vurdurma.
 Cehennem elbiselerini bizlere giydirme! 
Cehennem zakkumunu bizlere yedirme. 
Cehennemin sıcaklı ve kaynar suyu ile bize su verme.
 Cehennem zebanilerini üzerimize musallat etme!
 Cehennem ateşine bizleri yedirme!
 Ancak rahmetinle bizi Cehennem üzerine kurulmuş Sırattan geçir. 
Cehennemin şer ve alevini bizden uzak et. 
Rahmetinle bizi Cehennemden, onun dumanından ve şiddetinden koru!
Amin Ya Rabb-el Alemin!


*Not: Seyyid Abdülkadir Geylani Hazretlerinin Gunyetut'talibin (İlim ve Esrar Hazinesi) kitabından alınmıştır.

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder