26 Nis 2013

Hayırlı Cumalar...


Cumanız Mübarek Olsun!...

 Evs b. Evs (ra)’dan rivayet edildiğine göre Efendimiz şöyle buyurmuştur:
“Günlerinizin en değerlisi Cuma günüdür. O günde Adem yaratılmış ve o günde ruhu kabzedilmiştir. Sûra üfürme o gündür, kıyamet o gündür. O günde bana çokça salavat getirin. Zira sizin salavatınız bana arzolunur.” Ashap Efendilerimiz buyurdular ki: Ya Resulallah! Sen çürümüş olacaksın, bizim salavatımız sana nasıl arzolunur? Buyurdu ki: “Allah peygamberlerin cesetlerini yemeyi toprağa haram kılmıştır”


Aişe (ra)’dan rivayet edildiğine göre:
“Kim Cuma günü bana salavat getirirse, kıyamet gününde ona şefaatim hak olur”

Enes’den rivayet edildiğine göre:
“Cuma günü bana bolca salavat getirin. Çünkü Cebrail bana az önce geldi ve Rabbinden şu bilgileri getirdi: Yeryüzünde bir müslüman sana bir kez salavat getirirse, ben ve meleklerim ona on kez salat ederiz”.


“Cuma günü bana çokça salavat getirin. Çünkü, Cuma, meleklerin şehadet ettiği şahitli bir gündür. Bana salavat getiren bir kulun sesi, nerede olursa olsun bana ulaşır.” 

25 Nis 2013

Besmele'nin Tefsiri


Es-Selamu Aleyküm... Merhabalar herkese. Aslında bugün Cehennem ve Cennet ile ilgili bir yazı hazırlamaya niyetim vardı ama vaktim kısıtlı ve konu da bayağı uzun olduğu için vazgeçtim şimdilik. Allah kısmet ederse birkaç gün sonra yayınlarım.

________________________

      Ebû Saîd-i Hudrî'nin (r.a.) bildirdiği hadîs-i şerifde: "İsâ Aleyhisselam'ı Annesi Meryem(radiyallahu anha), öğrenmek için mektebe gönderdiğinde , muallim O'na 
- بسم الله الرحمان الرحىم de ,dedi. İsâ aleyhisselam: 
-Besmele nasıl şeydir? deyince hocası:
-Bilmiyorum, dedi. İsâ aleyhisselam:
- (ب) , Allah-u Teala'nın Behâ ,Hüsn ve İzzetine, (س) Allah-u Teala'nın Senâ ve Şânının yüksekliğine,Zâhir ve Bâhir olmasına, (م) de Hakkın memleket ve saltanatına, kuvvet, kudret ve tasarrufuna, Kahr ve galebesine işarettir. dedi" buyurdu.

     Ebû Bekr-i Verrak diyor ki: Bemele, Cennet Bahçelerinden bir bahçedir. Her harfin ayrı tefsiri vardır. Besmele'nin altı şekilde tefsiri vardır. (ب) Bâri demektir. Ya'ni Allah-u Teala Arş'dan yere kadar her şeyin Hâlikı , yaratıcısı demektir.
... هو الله الخالق البارئ ayet-i kerimesi bunu bildirmektedir. Allah-u Teala Arş'dan yeryüzüne kadar herşeyin rızkını yaymıştır. Nitekim Ra'd Suresi 26. Âyetinde: "Allah-u Teala rızkı dilediğine geniş dilediğine dar eder" buyurması bunu gösteriyor. Arş'dan yere kadar olan mahlukat yok olduktan sonra Allah-u Teala yine Bâki'dir. Nitekim er-Rahman Suresi'nde: "O'nda olan herşey yok olucudur. Ancak celal ve ikram sahibi Allah-u Teala Bâki'dir." buna işarettir. Allah-u Teala, Arşdan yere kadar olan bütün mahlukatı, öldükten sonra mükafat ve azab için diriltir. "Elbette Allah-u Teala kabirlerde olanları diriltir" ayeti bunu gösteriyor. Allah-u Teala Arş'dan yere kadar mü'minlere iyilik edicidir. Böylece (س) ve (م) harflerinin de tefsirleri vardır.
    Hakikat sahibleri, Besmele'nin ma'nası, onunla bereketlenmek, insanların iş ve sözlerine Besmele ile başlamaya uğraşmaları dalgın ve gafil olmamalarıdır. Nitekim Allah-u Teala Kur'an-ı Kerim'e Besmele ile başlamıştır demişlerdir.

Not: Seyyid Abdülkadir-i Geylani Hazretlerinin Gunye'tüt-Talibin İlim ve Esrar Hazinesi adlı kitabından alınmıştır.







20 Nis 2013

Siyer-i Nebi





Dün Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (sav)'in hayatını, O'nun özelliklerini ve
sünnetlerini, hatıralarını, hadislerini, şemailini, ashab-ı kiramı,
 Efendimiz'in Dualarını ve birçok şeyi 
konu edinen bir site ile karşılaştım ve çok beğendim. 
Üstelik iki ayda bir yayınladıkları dergileri de var.
Siteye bakmak isterseniz buyurun.


19 Nis 2013

14-20 Nisan Kutlu Doğum Haftası

Hoş geldin Ey Sevgili...
Hoş geldin Ya Nebi...
Hoş geldin Efendim...
Doğum günün kutlu olsun Efendim...
Hoşgeldin...


          ŞEMAİL


Ne uzun ne kısa kararında boy
Soyu İbrahim’den ne asil bir soy
Saçları hoş siyah dalgalı bir koy
Kemâlini giydir beni benden soy
Âlemlere rahmet yüzünü göster
Bu kul varlığından soyunmak ister

Güneş pervânesi o güzel yüzün
Nurundan ışığı vardır gündüzün
Solmaz bir gül rengin ne kış ne güzün
Tecelli ediyor yüzünde özün
Hasretim, yanarım, yüzünü göster
Kölen bu devletle avunmak ister
Simsiyah gözlerin âhû misâli
Dâim Hakk’a bakar her an visâlin
Beyazı ölçüsü gözde kemâlin
Kaşların sûreti gökde hilâlin,
Râzıyım rûyada yüzünü göster
Âşık maşukuna can sunmak ister

Bir tutam sakalın birkaçı beyaz
Mübarek vücudun serin kış ve yaz
Cânımı yoluna kurban etsem az
Dostlar defterine köleni de yaz
Açıver kapını yüzünü göster
Gönül hasretinden yakınmak ister

Duyular mükemmel, dişleri inci
Kokusuna tutkun, yaşlısı genci
Yürürken koşmadan olur birinci
Kapına gelmiş bir garip dilenci
Açıver ne olur yüzünü göster
Garip ayağına kapanmak ister

Yukarıdan aşağı heybetle iniş
Yürüyüşünde var hep bu görünüş
Âdetin baktığın tarafa dönüş
Bize nasip olsun hayırlı bir düş
Kerem et ne olur yüzünü göster
Kim böyle bir düşten uyanmak ister

Seni ilk görenler korku çekermiş
Sonra ülfet eder hemen severmiş
Benzerini asla görmedim dermiş
Erenler yolunda giderek ermiş
Benzeri bulunmaz yüzünü göster
Gönüller nurunla yıkanmak ister

Zâtının nûrundan vermiş sana can
Hilkate ruhunla başlamış Rahman
Yûsuf’ta yok sende olan hüsnü an
Ahlâkındır Senin, mûcize Kur’an,
Alemlere Rahmet, cemâlin göster
Kölen rahmetine sığınmak ister

Ümmetin üstüne titreyen sensin
Müjdeci, uyaran, gel diyen sensin
Kulunu Allah’a sevdiren sensin
Gecemi gündüze çeviren sensin
Ey Hakk’ın şâhidi yüzünü göster
Kul şehâdetinle tanınmak ister

Hakk’ın halilisin, habibi sensin
Gönüllerin eşsiz tabibi sensin
En güzel hutbenin hâtibi sensin
Ümmetin en büyük nasibi sensin
Aşkımın Leylası yüzünü göster
Gönül seni gözden sakınmak ister

En güzel, en üstün ahlak senindir
Cömertlikte kemâl el-hâk senindir
Şefaatte en son durak senindir
Miraç senin, Refref, Burak senindir
Sen gördün, bize de cemâlin göster
Pervâne şem’ine hep yanmak ister
Hayrettin KARAMAN

Not: Şiir Siyer-i Nebi isimli siteden alıntıdır.

Bebek Örgü Modelleri

Bu aralar derslerden fırsat bulup birşeyler yazamıyorum hazır aklıma gelmişken annemin torunlarına ördüklerini paylaşayım dedim...Resimler düzgün olmayabilir idare edin artık




Aslında annem bunları 5 yıl önce ablamın bebişine örmüştü.Daha sonra annem örneklerini kaybedince ablam fotoğraflayıp gönderdi sağ olsun

Ceketin robası

Yeleğin robasının arka kısmı

Kazağın yakın görünüşü

Yeleğin robasının arkadan görünüşü

Yeleğin omuz detayı

Bu bereyi ise ablam örmüş

Şimdilik hoşçakalın...

12 Nis 2013

Duaların Kabul Olunacağı Vakitler ve Yerler

Duanın Kabul Olunacağı Vakitler:

  • Mübarek Recep Ayı'nın ilk gecesi
  • Mübarek Şa'ban Ayı'nın on beşinci gecesi
  • Arefe günü
  • Cuma gecesi ve günü
  • Her gecenin son üçte biri
  • Ezan ve kamet okunurken ( bilhassa müezzin حي على الفلاح  derken )
  • Her seher vaktinde ve iftar vaktinde
  • Her Ku'an-ı Kerim okunduktan sonra
  • Zikir meclislerinde, her namazdan sonra ve her secdede
  • Yağmur yağarken
  • Kâbe-i Muazzama'yı görünce
  • Zemzem suyundan içerken
  • Musibette olan kimsenin derhal yapacağı dua
  • Kadir Gecesi'nde

Duanın Kabul Olunacağı Yerler:
  • Kâbe'yi tavaf ederken
  • Mültezim'de
  • Altın Oluk altında
  • Beyt-i Mükerreme'nin içinde
  • Zemzem kuyusu yanında
  • Safa ve Merve'de, Sa'y yaparken
  • Müzdelife'de
  • Arafat'ta
  • Şeytan taşlanan üç yerde
  • Makam-ı Hanefi'de

11 Nis 2013

Kabul Olan ve Olmayan Dualar

Kabul Olan Dualar:

  • Adil devlet başkanlarının duası
  • Oruçlu kimsenin duası
  • Mazlumun duası (fâcir ve kâfir olsalarda red olunmaz)
  • Muztar (çaresiz kalmış ve başı sıkışmış) kimsenin duası
  • Salih kimselerin duası
  • Anne-babanın duası
  • Misafirin duası
  • Mü'min kimselerin birbirleri gıyabında yaptıkları dua
  • Anne-babasına eziyyet etmeyenlerin duası
  • Henüz tövbe etmiş ve henüz İslam'a girmiş kimseler
  • İsm-i Azam ile yapılan dualar
  • Allah yolunda cihad edenlerin duası
  • Hac ve Umre yapanların duası kabul olunur

Kabul Olmayan Dualar:
  • Kâfirlerin duası
  • Gafletle yapılan dualar
  • Allah'a isyan halinde yapılan dualar
  • Kâfirler için yapılan dualar
  • Riya karışan dualar
  • Şirk karışan Dualar
  • Günah bir fiili işlemek ve bir farzı terk etmek için yapılan dualar kabul olunmaz


Not:Bilgilerin bir kısmı Diyanet İşleri Başkanlığı'nın Dualar isimli kitabından alınmıştır

10 Nis 2013

Duanın Kabul Alametleri


   Alimlerden aktarılan bilgiye göre; dua eden kimse henüz duada iken veya duadan sonra elinde olmaksızın;

  • Huşû gelse,
  • Ağlasa (ağlaya ağlaya düşse),
  • Terlese,
  • Üşüse,
  • Aksırsa,
  • Vücudunda titreme başlasa,
  • Kızarsa veya
  • Yük altından çıkmış gibi hafiflese
O kimsenin duası kabul edilmiş olur

Böyle bir hal vâki olunca, Hakk Sübhanehu ve Teala'ya çok şükreylemeli ve şöyle demelidir;

  الحمد لله الذئ بنعته تتم الصالحات    

"Nimetleriyle iyi ve hayırlı işlerimi tamamlayan Allah'u Teala'ya hamd-ü senalar olsun"

Bir Hadis-i Şerif'te;

" Sizlerden biriniz, ne zaman dua okur da gönlünde icabet alametleri belirirse, bu duayı okusun" buyurulmuştur.

Dualarınızın Kabul Olması Dileğiyle...



Not:Bilgilerin bir kısmı Diyanet İşleri Başkanlığı'nın Dualar isimli kitabından alınmıştır

8 Nis 2013

Dua Anlam ve Önemi, Usul ve Adabı...

 
   


       Rahman ve Rahim Olan Allah'ın Adıyla



    " Dua ibadetin özüdür." (Tirmizi, Daavat,1)

      Dua; aciz olan insanın inanmış saf ve temiz bir kalple arada herhangi bir aracı olmadan güç ve kudret sahibi merhameti bol olan Allah'a yakarışta bulunması, dilek ve isteklerini O'na iletmesi, sevincini ve üzüntüsünü herşeyi bilen ve gören evrenin yaratıcısı olan Yüce Allah ile paylaşmasıdır.  Dua etmek kulun Allah katındaki değerini artırır. Yüce Allah bu konuda Kur'an-ı Kerim'de ; "De ki: Duanız olmasa Rabb'im size niye değer versin?..."(Furkan Suresi,77)  buyurmuştur. Dua kulu Allah'a yaklaştıran bir ibadettir.  Yüce Allah yine Kur'an-ı Kerim'de; " Kullarım sana, beni sorduğunda (söyle onlara): Ben çok yakınım. Bana dua ettiği vakit dua edenin dileğine karşılık veririm..."(Bakara Suresi,186)   buyurarak hiçbir duanın karşılıksız kalmayacağı bildirmiştir. 
        Kur'an-ı Kerim'de birçok dua örnekleri vardır. Bunlardan biri Fatiha Suresi'dir. İnsan namazlarının her rekatında Fatiha Suresi'ni okuyarak alemlerin Rabbi olan Allah'a Hamd-ü Sena'da bulunur, O'ndan yardım ister. Dua ile yaptığımız hatalardan dolayı tövbe eder ve Allah'tan bağışlanma dileriz. Bununla ilgili  güzel bir dua örneği Bakara Suresinin 286. ayetinde şöyle yer almaktadır: "...Rabb'imiz! Unutursak veya hataya düşersek bizi sorumlu tutma. Rabb'imiz! Bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme. Rabb'imiz! Bize gücümüzün yetmediği işler de yükleme! Bizi affet! Bizi bağışla! Bize acı! Sen bizim Mevlamızsın, kafirler topluluğuna karşı bize yardım et!"
      Bizi üzen olaylar karşısında Allah'ın bizleri bütün üzüntülerden ve sıkıntılardan kurtaracağına inanarak O'na sığınır ve üzüntülerimizi O'nunla paylaşırız. Peygamber Efendimiz (sav) sıkıntılı anlarında " Allah'ım, üzüntüden ve kederden sana sığınırım" (Ebu Davut,Salat,367) diye dua etmiştir.
      İnsan istediği zaman içinden geldiği gibi özel bir yere ve zamana ihtiyaç duymaksızın içinde bulunduğu durumu samimi bir şekilde doğrudan Allah'a iletebilir ve O'ndan yardım isteyebilir. Çünkü duada önemli olan samimiyetle içinden gelenleri Rabb'ine iletmesidir. Ancak kişi öncelikle iman etmeli, ibadetleri yapmalı, çalışmalı, tehlikelere karşı tedbir almalı, günahlardan kaçınmalı ve bu konularda başarılı olabilmesi için dua ederek Allah'tan yardım istemelidir

Duanın Usul ve Adabı...
  • Dua edecek kimse evvela bütün günahlarına nedamet ve tövbe etmeli ve bir daha günah işlememeye azim ve niyyet eylemelidir. Kul ancak bu sayede temiz ve tahir olur. Böylece içi ve dışı temiz olan kimsenin de duası mutlaka kabul olur
  • Duadan evvel sadaka vermeli veya bir hayır işlemelidir
  • Sağlam ve sarsılmaz bir inanç ve itikad içinde bulunmalı ve duayı sıdk ve ihlas ile okumalıdır
  • Kendisini daima kusurlu görmeli, noksan ve kusurlarını görmek ve düşünmek hususunda himmetini yükseltmelidir
  • Duaya başlamadan önce mümkünse namaza hazırlanır gibi abdest almalı, kıbleye yönelerek diz üstü oturmalı ve yücelerden yüce Zat-ı Kibriya'nın huzur-u izzetinde bulunulduğu asla unutulmamalıdır
  • Duaya her ibadette olduğu gibi euzubesmele çekmeli, Allah'a Hamd-ü Sena ve Peygamber'e Salat ve Selam ile başlanmalı
  • Eller omuz hizasında semaya açılmalı
  • Duayı ısrarla tekrar tekrar okumalı
  • Acele edilmemeli ve bilhassa duanın kabul olunmayacağı zan ve itikadına kapılmamalı, inancı bozmamalı ve murat hasıl oluncaya kadar çalışmalıdır.
  • Dua ederken başka hiçbir söz söylenmemeli, namaz kılar gibi sukunet, vakar, huşu ve hudu içinde bulunmalı, sağa ve sola bakınmamalı
  • Ağız her manada ve her bakımdan temiz olmalı ve lisan daima temiz bulundurulmalıdır.
  • Dua edilecek ortam temiz olmalıdır
  • Duaya aralıksız devam edilmeli, eksik bırakılmamalıdır
  • Yalvara ümit ve korku içinde, sessiz bir şekilde dua etmeli muktedir olabilirse ağlamalıdır
  • Mümkünse Esma-ü'l-Hüsna ile dua etmeli
  • Mübarek gün ve geceler tercih edilmeli
  • Allah'tan başkası adına dua etmemeli
  • Sadece sıkıntılı zamanlarda değil, her zaman dua edilmeli
  • Öncelikle Resul-i Ekrem (sav) Efendimizden naklolunan veya gelmiş geçmiş salih kullardan kalan duaları okumalı ve kendiliğinden hiçbir şey katmamalıdır
  • Anne-babaya ve tüm din kardeşleri için hayır duada bulunmalı
  • Duanın sonunda "Duamı kabul et Ya Rabb!"  ve " Amin" denilmeli ve yine Hz. Peygamber'e Salat-ü Selam getirilip eller yüze sürülmelidir
Selam ve Dua ile...


Not:Bilgilerin bir kısmı Diyanet İşleri Başkanlığı'nın Dualar isimli kitabından alınmıştır

4 Nis 2013

Türban ve Tesettür!...

Esselamü Aleyküm ve Rahmetullahi ve Berekatuhu

Türban; sadece saçı veya omuzları ve göğsü kapatmayacak şekilde örtünme şeklidir. Bu örtünme şekli caiz değildir.

Tesettür; başörtüsünü omuzları ve göğsü kapatacak şekilde örtünme şeklidir. Buna dışarı çıkarken vücut hatları belli olmayacak şekilde giyinmek ve el ve yüz haricinde ziynetleri göstermemek de dahildir. Tesettürün nasıl olması gerektiği

  • "Mü'min kadınlara söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar.(Yüz ve el gibi) görünen kısımlar müstesna zinet(yer)lerini göstermesinler.Başörtülerini ta yakalarının üzerine kadar salsınlar. Zinetlerini kocalarından, yahut babalarından, yahut kocalarının babalarından, yahut oğullarından, yahut üvey oğullarından, yahut erkek kardeşlerinden, yahut erkek kardeşlerinin oğullarından, yahut kız kardeşlerinin oğullarından, yahut müslüman kadınlardan, yahut sahip oldukları kölelerden, yahut erkekliği kalmamış hizmetçilerden, yahut da henüz kadınların mahrem yerlerine vakıf olmayan erkek çocuklardan başkalarına göstermesinler. Gizledikleri zinetler bilinsin diye ayaklarını yere vurmasınlar. Ey mü'minlar! hep birlikte tövbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz."(Nur Suresi 31.)    ve
  • "Ey peygamber! hanımlarına, kızlarına ve mü'minlerin kadınlarına dışarı çıkarken üstlerine örtü almalarını söyle; bu onların hür ve namuslu bilinmelerini ve bundan dolayı incitilmemelerini daha iyi sağlar. Allah bağışlar ve merhamet eder"   (Ahzab Suresi 59.)   


ayet-i kerimelerinde açıkça ifade edilmiş yaşlı kadınlar her ne kadar sokağa çıkarken dış örtülerini almada serbest bırakılmış ise de Nur Suresi 60. ayet-i kerimede

  • "Ay halinden kesilmiş ve evlenme için ümidi kalmamış olan yaşlı kadınlar zinet yerlerini erkeklere göstermemek şartıyla dış elbiselerini bırakmalarında onlar için bir günah yoktur. Bununla birlikte yine de sakınmaları kendileri için daha hayırlıdır."

dış örtüyle dışarı çıkmanın daha doğru olduğu vurgulanmıştır. Ergenlik çağına gelen her müslüman için bu şekilde örtünmek farzdır. Günümüzde başörtüsü takanların sayısı her geçen gün artmakla birlikte ne yazık ki Allah-u Teala'nın emrettiği şekilde örtünen kişi çok az. 

  • Tesettürlü bir kadın saçını deve hörgücü gibi topuz yapamaz
  • Tesettürlü bir kadın makyajlı bir şekilde dışarı çıkamaz
  • Tesettürlü bir kadın dışarı çıkarken parfüm süremez
  • Tesettürlü bir kadın gerekmedikçe yabancı erkeklerle konuşamaz
  • Tesettürlü bir kadın kadınlarla erkeklerin birlikte bulunduğu eğlence ortamına giremez
  • Tesettürlü bir kadın sokakta gülemez
  • Tesettürlü bir kadın yabancı erkeklerle tokalaşamaz
  • Tesettürlü bir kadın dar ve içini gösterecek kadar ince kıyafetler giyemez
  • Tesettürlü bir kadın küfürlü konuşamaz (karşılaştığım bir durum)
  • Tesettürlü bir kadın başkalarına gösteriş için veya dikkat çekmek için giyinmemeli
  • Tesettürlü bir kadın erkek gibi giyinmemeli
  • Tesettürlü bir kadın oturup-kalkmasına, konuşmasına, kıyafetine dikkat etmeli.
Peygamber Efendimiz(sav)'in bu konudaki bazı hadis-i şerifleri:

  • "Kim dünyada şöhret için elbise giyerse, Allah ona kıyamet günü zillet elbisesi giydirir. Sonra da onu cehennemin alevli ateşlerinde yakar." (Ebu Davud, Libas 5, h no:4029, 4030)
  • "Ateş ehlinden iki sınıf insan vardır, henüz onları görmedim;  yanında sığır kuyruğu gibi birşeyler taşıyıp onu insanlara vuran insanlar, giyinmiş çıplak kadınlar ki bunlar; Allah'a taatten dışarı çıkmışlardır. Bunlar başkalarını da baştan çıkarırlar. Başları deve hörgücü gibidir. Bu kadınlar Cennet'e girmek şöyle dursun kokusunu dahi alamazlar. Halbuki O'nun kokusu şu kadar uzak mesafeden dahi duyulur" (Müslim, Cennet 53,(2857),52,(2128))
  • "Kadın elbisesi giyen erkeğe, erkek elbisesi giyen kadına lanet olsun" (Hakim)
  • "Erkeğe benzemeye çalışan kadın, kadına benzemeye çalışan erkek bizden değildir" (İ.Ahmed)

Hadis-i Şeriflerden de anlaşıldığı gibi bir kadının erkek gibi giyinmesi ve başını deve hörgücü gibi yapması yasaklanmış ve bunların Cennet'in kokusunu dahi alamayacakları belirtilmiştir.
Bazı kadınlar saçı topuz olsun diye ya o kocaman topuzu yapmak için ikinci bir başörtüsü kullanıyor, ya kocaman bir toka kullanıyor veya topuz görüntüsü veren arka kısmı doldurulmuş bonelerden kullanıyor. Bu şekilde güzel bir görüntü olduğunu sanıyorlar oysa ki arkalarında kocaman bir ikinci kafa gibi duruyor. Müslüman bir kadının bu tür şeylere aldanmaması gerekir.

Tesettür kurallarına uyması gerekenler sadece kadınlar değildir. Erkekler de tesettür kurallarına uymalıdır. Mü'min erkeklerin uyması gereken tesettür kuralları;

  • Mü'min erkek göbek ile diz kapağı arasını açmamalı
  • Mü'min erkek mahrem yerlerini ortaya çıkaracak kadar dar giyinmemeli
  • Mü'min erkek yabancı kadınlarla tokalaşmamalı
  • Mü'min erkek kıyafetlerinde ipek ve altın kullanmamalı (bu ikisi haram kılınmıştır)
Altının ve ipeğin erkeklere haram kılınmasının nedeni Ceennet'te mükafat olarak bu ikisini giyecek olmalarıdır. 

   Allah-u Teala bu dünyada yasaklarına uyanları Cennet ile müjdelemiştir. O halde ahiretimiz için bu dünyada biraz sıkılmaya ve bazı şeylerden mahrum kalmaya değmez mi?





Not: Biraz acemice bir yazı oldu...elimden geldiğince bildiklerimi aktarmaya çalıştım...umarım ilerleyen zamanlarda daha iyilerini yazabilirim...başka paylaşımlarda buluşmak ümidiyle Allah'a Emanet Olun...